Şirketinizin Kârlılığını Arttırmak Düşündüğünüzden Kolay Olabilir

blog

Şirketinizin Kârlılığını Arttırmak Düşündüğünüzden Kolay Olabilir

Şirket sahiplerine özel bir anket çalışması yapıp, yönetim sürecinde en çok hangi kısımda zorlandıklarını sorsanız, en sık karşılaşacağınız cevap harcamaları kontrol altında tutmak olacaktır. 

Öncelikle şirket harcamaları ve şirket yatırımlarının arasınıdaki farkı anlayarak başlamalıyız. 

İyi çalışan reklam ve pazarlama faaliyetleri, müşteri kazandırıyor ve harcanan paradan daha fazlasını geri getiriyor ise, bunlar harcama değil birer şirket yatırımıdır. 

Şirket harcamaları ise daha farklıdır. Çoğu şirket, kartvizit bastırmayı ofis harcaması altında ele alıyor. Aslında kartvizitler, antetli kağıtlar ve zarf gibi malzemeler reklam/pazarlama harcaması altında yer almalıdır. Tabii ki bunlar da birer harcama; fakat satışı arttırmak için yapılan iyileştirmeler olarak düşünülmelidir.

Harcamaları kontrol altına almanın yolları

Harcamaları 2 başlık altında toplamamız mümkün. Sabit giderler ve değişken giderler.

Sabit giderler genellikle değişmez. Bu giderler belli bir zaman aralığı için tekrar ederler. Örnek olarak; maaş ödemeleri, kira, vergiler, sigorta, kargo masrafları, elektrik faturası…

Sabit giderler adı üzerinde “sabit” gibi görünse de, üzerine her zaman pazarlık edilebilir, ve bu giderler düşürülebilir.

Ortak satın alma sayesinde alınan indirimli fiyatlar, verdiğiniz kullanım sözü ve taahhütler, yıllardır değişmeyen takas yöntemleri. Hepsi sabit giderlerinizi düşürebilecek aksiyonlar. “Ben bunlarla uğraşamam” diyorsanız sizin için en iyisi OfisPaneli’ni kullanmak. OfisPaneli, avantajlı tedarik anlaşmalarını internet ortamında sunarak işletme giderlerini düşüren ve gider takibini kolaylaştıran bir şirket yönetim paneli. Panelinizde şirketinizin tüm giderleri için yerinizden kalkmadan, tamamen online süreçlerle tasarruflu anlaşmalar yapabilir, harcamalarınızı takip edebilirsiniz. Hemen buraya tıklayarak teklif isteyebileceğiniz gider kalemlerini görebilirsiniz. 

Değişken giderler ise aydan aya değişebilen ve bir anda ortaya çıkabilen giderler. Şirket politikanıza ve satış/pazarlama faaliyetlerinize göre değişkenlik gösterebilirler. Daha fazla satış, daha fazla stok tutmak demektir. Daha kapsamlı pazarlama faaliyetleri ise daha fazla pazarlama materyali demektir.

Sabit giderler, bütçe planlaması yaparken yüksek oranla tahmin edebileceğiniz giderlerdir. Fakat değişken giderler sizin bir anda bütçenizi aşmanıza neden olabilir. Karşılanabilir gibi görünen büyük ödemeler, tüm kaynağınızı bir anda tüketebilir.

Küçük bir öneri : Şirketinizin önceki yıllara dair harcama raporları varsa, tüm değişken giderleri ayrı bir tabloda toplayın. Aylık veya yıllık periyotlar için ortalama ve en yüksek olarak 2 ayrı hesaplama yapın ve planlama yaparken bu 2 değeri göz önünde bulundurun. Geçmiş verilere dayalı tahminler yapmak her zaman daha iyidir.

Not: Bu yönteme muhasebecinizden daha fazla güvenmeyin.

Harcama planlaması

Bir şirkette çalıştığınızı düşünün – veya zaten çalışıyorsunuz. Maaşınızı aldınız. Evinize giderken markete girip alışveriş yaptınız, çıkışta bir dükkana daha girip evde izlemek için bir kaç film satın aldınız. Hazır paranız varken bir de benzin alayım dediniz, bir de dışarda yemek yiyerek kendinizi ödüllendirdiniz.

Buraya kadar her şey mükemmel. Ertesi gün uyandınız ve aylık fatura ödemelerini yapmaya karar verdiniz. Ama farkettiniz ki dün iş çıkışından eve ulaşana kadar biraz fazla harcama yapmışsınız.

Bu yüzden bazı faturaları veya kredi kartı borcunuzun bir kısmını ödeyemediniz.

Aslında bu hikayenin aynısı şirketler için de geçerli. İşin başındaki kişiler, tüm harcamaların muhasebe sorumlusunun kontrolü altında olduğunu varsayıyorlar. Fakat şunu atlıyorlar; muhasebe sorumluları sadece yapılan harcamaları kontrol altında tutuyor, harcamaları yapan onlar değil. Yani şirket sahiplerinin yaptığı yüksek harcamalar karşısında muhasebe sorumlusunun yapabileceği bir şey yok. Şirket yetkilisi olarak sizlerin dikkat etmesi gereken nokta harcama planlamasını yapmak ve bunu uygulamak.

Kârlılığa giden 3 adım

1. Satışlarınızı arttırın

blog

Reklam veya promosyon harcamalarını arttırmadan, ürün/hizmet satışlarınızı yükseltmenin bir yolunu bulun. Çok temel bir öneri gibi görünüyor olabilir, fakat çoğu şirket bunu görmezden geliyor.

Muhtemel problem : Eğer mağazada satış yapan bir işletmeyseniz yapacağınız promosyon ve tanıtımın maliyeti, yeni satışlardan gelecek olan paradan daha fazla olabilir.

Çözüm : Satış yaptığınız lokasyonda ücretsiz tanıtım yapmanın bir yolunu bulabilir misiniz? Yakınınızda lokal veya ulusal bir etkinlik varsa oraya katılmaya çalışın, büyük ihtimalle medya çalışanları da orada olacaktır. Olmazlarsa da onlara haber vermeyi deneyin.

2. Fiyatlarınızı yükseltin

blog

Diyelim ki satışını yaptığınız bir ürün size 1 TL’ye mal oluyor ve siz onu 1,10 TL’ye satıyorsunuz. Arada kalan 0,10 TL kârınız olacaktır. Ürün maliyeti, tedarikçiniz ürünlerde fiyat artışı yapmadığı takdirde değişmemeli.

Muhtemel problem : Satış fiyatlarının yükselmesi müşteri kaybı yaşamanıza yol açabilir. Özellikle rakipleriniz fiyat artışına gitmediyse ve aynı fiyattan devam ediyorsa.

Çözüm:  Ürün veya hizmetinizi rakiplerinizden daha farklı konumlandırın. Potansiyel müşterilerinize katabileceğiniz değeri yeniden tanımlayın ve onların çok iyi anladığından emin olun. Böylece müşterilerinizin fiyat artışına anlam veremeyip ürünü yeniden satın almaktan vazgeçmesini engellemiş olursunuz. Yeni bir konumlandırma yapmadan veya müşteri için katma değerli bir ürün/hizmet sunmadan fiyat artışı yapmanız sizi zor duruma sokacaktır.

Domino’s Pizza 30 dakika içinde sipariş teslimi konseptini çıkaran ilk firmaydı. Yaptığı bu farklılaşma ile, ilk dönemlerinde, aynı ürünleri satan rakiplerinin önüne geçmişti.

Müşteri kaybetseniz bile hala kârlı olabilirsiniz. Ama nasıl?

Düşünün ki elimde bir ürün var ve normal fiyatının altına, 15 TL’ye satıyorum. Eğer 100 adet satabilirsem, 1.500 TL para kazanıyorum. Fiyatı 25 TL’ye yükseltirsem, aynı parayı kazanmam için bu kez 60 adet satmam yeterli oluyor. Yani müşterilerimin %40’ını kaybedebilirim. Tabii ki bu fiyat artışına müşterilerimin adapte olabilmesi için yapmam gerekenleri biliyorsunuz, az önce bahsettim.

3. Harcamalarınızı düşürün

blog

Sabit giderlerinizde yapacağınız her kesinti, direkt olarak kârınıza yansıyacaktır. Peki hangi harcamalarınızı düşürebilirsiniz? Bu sorunun cevabını bulmak için şirketiniz için yapabileceğiniz avantajlı tedarik anlaşmalarını inceleyebilirsiniz.

Muhtemel problem : Maliyetleri düşüren etmenler genellikle personel ve stok yönetimine odaklanır. Bunların ikisi de size daha pahalıya mal olabilir. Personel azaltımı, müşterilerinize yetişememe problemi yaratabilir. Stokta ürün tutmamak ise, talep oldukça ürünleri sipariş vermenizi gerektirecek bu da her seferinde yeni bir gider kalemi yaratacaktır.

Çözüm: En baştan başlayalım. Pahalı ofisler, harika ofis koltukları ve verilen yüksek ikramiyeler; tüm bunlar çalışanların, aşırıya kaçan harcamaların bir sorun teşkil etmediğine inanmalarına neden olacaktır. 

Yapmanız gereken şey; çalışanlarınızı, harcamaları kısabilecek fikirler üretmeleri için teşvik etmektir. Hatta iyi bir fikirle geldikleri zaman bu fikri kabul etmeniz de çok önemli, o fikir işe yaramaz olsa bile.

Umarım bu yazı şirket masraflarınızı düşürmek ve kârlılığınızı arttırmak için yararlı olur. Bol kârlı ve kazançlı günler dilerim. 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OfisPaneli ile tüm hizmetlere en avantajlı koşullarla erişin,
boşa harcadığınız para ve zamanı, şirketinizi büyütmek için kullanın.
ÜCRETSİZ TEKLİF AL

Şirket giderlerinizi düşürecek tasarruf ipuçlarından haberdar olun.