iş yerinde siyaset

İş yerinde siyaset konuşmak, ölçüsü iyi ayarlanmadığı takdirde çalışanlar arasında büyük problemler yaşanmasına sebep olabilir. Bu yüzden bazı patronlar, iş yerinde siyaset konuşulmasından kaçınılmasını isterler. Bu,doğrudan ön yargıyla verilmiş bir karar değil, büyük ihtimalle önceki tecrübelerinden çıkardığı bir sonuçtur. Çalışanlarının, siyaset konuşurken gerginlik yarattığını,bu gerginlik yüzünden iş performansının düştüğünü ve takım ruhunun zedelendiği görüp, bunun önüne geçebilmek için böyle bir önlem almayı istiyor olabilir. Fakat her ne olursa olsun siyaset, çalışanlar arasında sıkça konuşulan konular arasında ilk sıralarda yer alıyor. Elbette siyaset konuşmak yanlış bir durum değildir, insanlar her konuda konuşabilmelidirler. Fakat bu konuşmanın dozunu ve üslubunu iyi ayarlamak gerekir. Arkadaş ortamlarında bile siyasi tartışmalar yüzünden sorunlar yaşanabiliyorken, iş hayatında bu konuya biraz daha dikkat etmek gerekir. Yoksa kişisel düşünceleriniz yüzünden işinizden olabilir veya tam tersi, bir başkasının işinden olmasına neden olabilirsiniz. İşte bu yüzden iş yerinde siyaset konuşurken dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar var.

Size söylenmesini istemediğiniz şeyleri başkalarına söylemeyin.

Dünyadaki neredeyse tüm kültürlerde, ahlak kavramının temelini “sana yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma” sözü oluşturur. Bize yapıldığı zaman rahatsız olacağımız bir şeyi başkasına yaparsak onun da rahatsız olması muhtemeldir. Zaten o şey bize yapıldığında rahatsız oluyorsak bu, o şeyi rahatsız edici bulduğumuz anlamına gelir. Dolayısıyla rahatsız edici bulduğumuz bir şeyi de başkasına yapmamamız gerekir. Bu sözü konumuza uyarladığımızda karşımıza “sana söylenmesini istemediğin bir şeyi başkasına söyleme” çıkar. Diğer maddelerin neredeyse tamamını bu madde üzerine inşa edebiliriz.

Hakaretten kesinlikle uzak durun!

Küçük tersleşmelerde bile tartışmanın bir anda alevlenip kötü sonuçlar doğurabilecek derecede sertleşmesinin en sık karşılaşıldığı konuların başında siyaset konusu gelir. Bu yüzden kuracağınız cümleleri iyi seçmeli, karşınızdakini rencide edecek şeyler söylememelisiniz. Hele ki hakaret etmek, bir görüşe sahip kişileri hakaretlerle sıfatlandırmak sadece iş yerinde değil, hayatın hiçbir alanında yapılmaması gereken bir şeydir. Çünkü hakaret etmek, bir iletişim yöntemi değildir ve asla olamaz. Hakaret edecekseniz, iletişim kurmayın.

Herkesin, kendi düşüncelerini doğru bulduğunu unutmayın.

Unutmayın, siz nasıl ki doğru olanın sizin düşünceleriniz olduğuna inanıyorsanız, bu size özgü bir özellik değil. Herkes kendi düşüncelerinin doğruluğuna inanır. Zaten öyle düşünmesinin sebebi de onu doğru bulmasıdır. Bu yüzden kendi düşünceleriniz mutlak doğru ve diğer herkesin düşünceleri yanlışmış gibi konuşmayın. Çünkü karşıt fikirde olduğunuz kişiler de sizin düşüncelerinizi yanlış buluyor. Herkesin sizinle aynı şekilde düşünmesini beklemeyin.

Her düşünceye karşı saygılı olun.

İnsan türü olarak en gelişmiş yeteneğimiz düşünmek. Bu yüzden insanları düşünceleri yüzünden yargılamayın. Birçok farklı siyasi görüş var ve herkes bunlardan kendi fikirlerine en yakın olanına ilgi duyar. Zira siz de aynısını yapıyorsunuz. Sizin düşündüğünüz şeyi doğru bulanların azlığı veya çokluğu sadece seçim sonuçlarını etkiler. Bu yüzden bir düşünceyi ona inananların sayısına göre yargılamayın. İnsanların fikirlerini küçümsemeyin, milyarlarca insanın hepsinin farklı şeyler düşünebileceğini içselleştirin ve farklı fikirlere karşı saygılı olun.

Demokrasinin amacını unutmayın.

Demokrasi, neredeyse tüm siyasi liderlerin ağzından düşmeyen bir kelime haline geldi. Artık herkes demokrasiden bahsediyor. Demokrasi sadece ülkelerin yönetimi için değil, insan ilişkilerinde de olması gereken bir şeydir. Peki demokrasi nedir, ne amaçla vardır? Demokrasi bir seçim yapmak ve o seçimde çoğunluğun dediklerini yapmak demek değildir. Netice itibarıyla öyle olabilse de amacı bu değildir. Bu olsaydı “demokrasi çoğunluğun diktatörlüğüdür” sözünü doğrular ve bir paradoks oluştururdu. Demokrasinin asıl amacı herkesin sesini duyurabilmesidir. Yani çoğunluğun düşüncelerinin yanı sıra azınlıkların düşüncelerinin de dikkate alınması demektir. Bu yüzden iş yerinde siyaset konuşurken de demokratik olun, insanların fikirlerini dinleyin. İş yerindeki diğer çoğu kişiyle aynı fikirdeyseniz, sayıca üstün olduğunuz için bir görüşü ezmeye veya sindirmeye çalışmayın. Size göre uç veya yanlış da olabilir, bu durum saygı çerçevesinde sohbet edebilmenize engel değil.

Uzlaşamayacağınızı fark ettiğinizde konuyu değiştirin.

Siyasi tartışmaları körükleyen en önemli faktörlerden biri tekrardır. Tartışan kişiler tekrar tekrar aynı argümanlarla konuşurlar ve aynı anlama gelen cevapları farklı cümlelerle anlatırlar. Bu durum sohbetin kısır bir döngüye girmesine yol açtığı gibi uzlaşmanın da güçlüğünü gösterir. Yani olaylara aynı pencereden bakmıyor ve aynı mantıkla değerlendirmiyorsunuz. Bu da uzlaşamayacağınız anlamına geliyor. Her konuda uzlaşmak zorunda değilsiniz. “Ben öyle olduğunu düşünmüyorum” diyerek konuyu kapatmalı, siyaset temasından uzaklaşmalısınız.

Doğruya doğru, yanlışa yanlış demeyi bilin.

Doğruyu da yanlışı da savunmayın. Unutmayın; siyaset, bazı kişilerin, sizlerin yaşamını güzelleştirme iddiasıyla devlet yönetimine girmeye çalışmasıdır. Yani amaç sizsiniz. Ve bugün bir başkasına yapılan yanlış, bir gün size de yapılabilir. Bu yüzden yanlışa yanlış demeyi bilin. Doğru yapılan şeyleri de sırf eleştirmek için eleştirmeyin. Yanlışa yanlış derken de sadece yanlış deyin, saygıyı asla elden bırakmayın.

Değişime açık değilseniz değiştirmeye çalışmayın.

Elinizde çok mantıklı sebepler olabilir. Fikirlerinizi çok mantıklı savunuyor olabilirsiniz. Fakat kendinizle yüzleşin. Siz fikirlerinizi değiştirmeye açık biri misiniz? Birisiyle siyaset konuştuğunuzda size mantıklı sebeplerle gelirse düşüncenizi değiştirir misiniz? Normal şartlarda olması gereken değiştirmektir. Yani bir insan ona mantıklı gelen bir düşünceye yönelebilir, eski düşüncesini değiştirebilir. Zaten gelişim de böyle orta çıkar. Eğer siz, her koşulda her şartta kendi düşüncenizi savunan ve hiçbir zaman düşüncelerini değiştirmeyecek biri iseniz o zaman hem sizin hem de iş arkadaşlarınız için yapacağınız en doğru şey siyasi tartışmalardan uzak durmaktır.

Herkesle her şeyi konuşmayın.

Bu maddelerin tamamının temelinde saygı ve empati yatıyor. Bu ikisinin olmadığı durumlarda da olumsuz sonuçlar doğması muhtemeldir. Hele ki ülkemiz gibi, kutuplaşmaların olduğu yerlerde bu konulara biraz daha titizlikle yaklaşılması gerekir. Bu yüzden saygıyı ve empatiyi elden bırakmadan, insanlarla olan ilişkilerinizi, onların kişiliklerini de göz önünde bulundurarak siyasi konuları daha yüzeysel konuşmaya çalışın. İletişiminizdeki karşılıklı sağ duyuya bakarak sohbetin derinliğini ayarlayabilirsiniz. Fikirlerini asla değiştirmeyecek, karşıt siyasi söylemler duyduğunda çabuk sinirlenebilen insanlarla siyaset konuşmayın. Unutmayın maalesef herkesle her şey konuşulamıyor.

Bu maddelerden en az birini bile yapamıyorsanız veya yapamayan iş arkadaşlarınız varsa, iş yerinde siyaset konuşmayın.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Yıllık İzin Süreleri ve Hakları Her çalışanın izinle ilgili aklında soru işaretleri bulunuyor. Yıllık izin hakkı nedir, ne kadar süre çalıştıktan sonra kaç günlük izine sahip olabilir gibi pek çok sorunun yanıtı bu yazıda yer alıyor. Yıllık İzin Süreleri Ne Kadar? 4857 sayı...
Ekip Motivasyonunu Artıracak 6 Kurumsal Etkinlik Önerisi Ekip motivasyonu, bir işletmede verimliliği artıran en önemli etkendir. Motivasyonu yüksek olan çalışanlar işlerini severek yaparlar ve kaybetmek istemezler. Bu durum da doğrudan işletmenize yansır ve hem iş süreçlerinizin daha sağlıklı ilerlemesini ...
Verimli Çalışmak için Bırakmanız Gereken 6 Alışkanlık Verimli çalışmak için yapmanız ve bırakmanız gerekenler; 2013 yılında başarısız olan girişimimde günde 20 saate yakın çalışıyordum. Üniversitede son dönemimdi, bitirme projem ile birlikte 9 dersim vardı ve bir de iş kurmaya çalışıyordum. Bu 20 saat ...
Günlük Hayatınızdan Çıkarmanız Gereken 7 Kötü Alışkanlık Hepimiz daha üretken olmayı, daha fazla üretmeyi istiyoruz. Fakat bırakın bunun için günlük hayatımızda küçük değişiklikler yapmayı, her geçen gün üretkenliğimizi düşürecek kötü alışkanlıklar ediniyoruz. Her insanın kimliği, davranış ve alışkanlıkla...
Açık Ofiste Hayata Tutunma Rehberi ve Mutluluğun Formülü Son 10 yıldır iş verenlerin gözdesi durumuna gelen bir ofis türü var: açık ofis. Peki nedir bu açık ofis ve iş verenler neden şirketlerinin iç dizaynını değiştirerek açık ofise geçiyorlar? Öncelikle açık ofisler daha az alanda daha fazla kişinin çalı...

OfisPaneli ile tüm hizmetlere en avantajlı koşullarla erişin,
boşa harcadığınız para ve zamanı, şirketinizi büyütmek için kullanın.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir