en-iyi-calisanlari-istifaya-surukleyecek-8-neden

Yöneticilerin, en iyi çalışanlarının işten ayrılmasıyla ilgili yakınmalarına hepiniz tanıklık etmişsinizdir. Hatta belki o yöneticilerden biri de sizsiniz.

İşten ayrılan kişilerin ardından yöneticileri, geçmişte yapılan işlerle ilgili suçlama yapma eğiliminde olabilirler. Fakat bunu yaparken unuttukları can alıcı bir nokta var; insanlar aslında işlerini değil, yöneticilerini bırakırlar. Yani asıl suçlanması gereken, kendileri olabilir.

Üzücü olan nokta ise şu; bu durumu yaşamamak aslında çok kolay ve sadece yöneticilerin biraz daha efor sarfetmesi ile bu ayrılıklara kolayca son verilebilir.

Peki yöneticilerin çalışanlarına yaptığı ve onları ayrılığa sürükleyen şeyler nelerdir?

1. İş yükünün fazlasıyla artması

İyi çalışanları, mesai yapmak kadar üzen bir durum daha yoktur. En iyi çalışanların, daha fazla çalışması yöneticilere çekici geliyor olabilir. Fakat iyi çalışanların ekstra çalıştırılması, onlar tarafında oldukça kafa karıştırıcıdır. İyi performanslarına karşılık bir ceza durumu gibi anlaşılır ve işler içinden çıkılmaz bir hâl alabilir. Ayrıca çok fazla mesai yapmak, çalışanlar üzerinde ters bir etki yaratır.

Stanford Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre; çalışanların üretkenliği, haftalık çalışma saati 50’yi geçtiği her saat keskin bir çizgide düşüş gösteriyor. 55 saate ulaştığında ise üretkenlik neredeyse sıfıra iniyor.

Eğer yetenekli çalışanlarınızın, çalışma sürelerini arttırmanız gerekiyorsa, onların rollerini de aynı oranda yükseltmelisiniz. En yetenekli çalışanlarınız, standart çalışanlarınıza göre daha fazla iş yükünü kaldırabilirler, fakat bu iş onları bunaltmazsa.

Bunalmamanın yolları ise; maaş artışı, terfi veya pozisyon değişikliği olabilir. Hepsi iş yükünü arttırmanın kabul edilebilir yollarıdır.

Eğer çalışanlarınızın iş yükünü sırf onlar yapabiliyor diye arttırırsanız ve onun dışında hiçbir değişiklik yapmazsanız, çalışanlarınız da hakettiği değeri bulabileceği bir iş bakmaya başlayacaktır.


2. Verilen emeklerin karşı tarafa bir şey ifade etmemesi

Küçük ya da büyük önemli değil, başarılı bir işin ardından işi yapan kişiyi tebrik etmenin onlara verdiği güç çok büyüktür. Özellikle de doğası gereği motivasyonu yüksek olan yetenekli çalışanlarınıza.

İltifat almayı herkes sever, en çok da her şeyini verip tüm gücünü harcayan insanlar bununla ilgili yüceltilmeyi, iltifat almayı isterler.

Yöneticilerin yapması gereken, ekibindeki herkes ile yakın iletişim kurup onlara neyin iyi hissettireceğini anlamaya çalışmak. Bu bazıları için daha yüksek maaş, bazıları için ise toplum içinde yüceltilmek ve başarılı bir iş sonrası ödüllendirilmek olabilir.


3. Yeteneklerin geliştirilmesine imkân verilmemesi

Yöneticilere, çalışanları konusunda ilgisiz olduğu söylendiğinde genelde güven, özgürlük ve yetki gibi klasik kelimeleri kullanarak mazeretler üretirler. Aslında bu pek mantıklı değil.

İyi yöneticiler, çalışanın ne kadar yetenekli veya başarılı olduğundan bağımsız olarak onu yönetir. Onlara ilgi gösterirler, onları dinlerler ve olumlu-olumsuz her türlü geribildirimde bulunurlar.

Yönetimin bir başlangıcı vardır, ama kesin bir sonu yoktur. Başarılı bir çalışanınız olduğu zaman, onun yetenek ve deneyimlerine göre kendini geliştirebileceği alanları bulmak ve bu konuda onu teşvik etmek tamamen size bağlı. En başarılı çalışanlar her zaman geribildirim isterler ve bunu yapması gereken sizsiniz. Eğer yapmazsanız en iyi çalışanınız zamanla ilgisiz ve işinden bunalmış bir hale gelecektir.


4. Umursanmamak

İşlerinden ayrılan insanların %50’den fazlası için bu ayrılığın temelinde patron veya yöneticileriyle olan ilişkileri yatıyor.

Büyük firmalar, yöneticilerinin profesyonellik ile insanlık arasındaki dengesi konusunda netleştiriyor. Bu dengeyi kurabilen yöneticiler de, çalışanının başarısını en samimi şekilde kutlayabilen, zor zamanlarında onunla empati yapabilen kişiler oluyor.

Unutmayın kimse, sarfettiği efor ve yaptığı işten başka hiçbir şeyi umursamayan insanlarla haftanın 5 günü, günde 8+ saat çalışmak istemez.


5. Verilen sözlerin tutulmaması

İnsanlara vaatler verdiğiniz zaman; sonunda ya onları çok mutlu edersiniz ya da onların arkasından kapıdan çıkıp gittiğini izlersiniz.

Vaat ettiğiniz şeyin arkasında durup onları gerçekleştirdiğinizde, çalışanlarınız tarafından onurlu ve güvenilir birisi olarak görünürsünüz – ki yöneticiler için çok önemli iki sıfattır -. Fakat verdiğiniz vaadi yerine getirmezseniz umursamaz ve değersiz biri olursunuz.

Ayrıca yöneticisi sözlerini tutmayan bir çalışanın kendi verdiği sözlerini tutmasını beklemek de pek gerçekçi değil.


6. Yanlış insanların işe alınması

Çalışkan ve başarılı çalışanlar, kafa dengi profesyoneller ile çalışmak isterler. Yöneticiler işe alım konusuna yeterli özeni göstermeyip yanlış insanları işe aldıkları zaman, çalışanlar için onlarla çalışacak olmak motivasyon düşürücü bir etken olabilir. Çünkü birlikte çalışacakları insanların daha özenle seçilmesini istemekte haklılar.

Bu insanları bir süre sonra terfi ettirmek ise çok daha kötü. Siz terfi alabilmek için çok sıkı çalışırken başka birinin gelip sahte bir gülümsemeyle o terfiyi elinizden aldığını düşünsenize. Büyük bir hayal kırıklığı, net bir istifa nedeni.


7. Tutkuların peşinden gitmeye izin verilmemesi

Yetenekli insanlar aynı zamanda tutkulu ve hırslıdırlar. Onlara bu tutkularının peşinden gidebilecekleri fırsatlar sunmak işlerine olan bağlılıklarını ve üretkenliklerini bariz şekilde arttıracaktır.

Bir çok yönetici, çalışanlarının resmen bir kutu içinde çalışmasını daha mantıklı buluyorlar. Çünkü onlara, tutkularını izleyip odaklarını genişletecekleri bir rahatlık tanıdıklarında üretkenliklerinin düşmesinden korkuyorlar. Oldukça yersiz bir korku olduğunu söylemek mümkün.

Çalışmalar gösteriyor ki, iş hayatlarında kendi hayalleri veya tutkuları için bir şeyler yapabilen insanların zihinleri daha berrak oluyor ve normale göre 5 kat daha üretken çalışıyorlar.

 

 


8. Yaratıcılığın teşvik edilmemesi

Yetenekli insanlar gördükleri ve dokundukları her şeyi daha iyi yapmayı hayal ederler. Ve siz onların elinden bu yeteneği – sadece mevcut durumda mutlu olabildiğiniz için – almaya uğraşırsanız emin olun işlerinden nefret etmeye başlayacaklar.

Yetenekli insanların özünde olan bu istekleri rafa kaldırmaya çalışmak sadece onları değil, sizi de kısıtlayacaktır.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Verimsiz Toplantılara Son Vermenin 7 Yolu Şirket hedeflerini gerçekleştirmek ve çalışma planlarını düzenlemek adına yapılan, iş hayatının mutlak gerekliliği toplantılar, çalışanların zamanının yarısından fazlasını harcıyor. Toplantılar başarılı geçtiğinde doğru sonuçlar verirken, etkisiz geç...
Stajyer Çalıştırma Zorunluluğu Mesleki eğitim kapsamına alınan firmalardan 10 ve daha fazla çalışanı olanlar, istihdamın yüzde 5’i kadar stajyer çalıştırmak zorundalar. Peki ya sisteme uyulmazsa? Stajyer Çalıştırma Zorunluluğu Stajyer çalıştırma yükümlülüğü, cari yılın oca...
En İyi Çalışanınız Bir Gün Sizi Bırakacak Bir gün, en iyi çalışanınız yanınıza geldi. “Başka bir şirketten gelen iş teklifini kabul etmeye karar verdim” - Aman tanrım. Sert bir yumruk yemiş gibi oldunuz değil mi ? Sonra da yaşadığınız şok yavaş yavaş yerini hayal kırıklığı, öfke ve bira...
Müşteri İlişkilerinin Marka Değerine Etkisi Küçük bir işletmeyi yönetmek zor bir iş olabilir, hele müşterilerin ilgisini ve memnuniyetini sağlayacak bilgi birikimine ve stratejilere sahip değilseniz. Bu her startup için problem oluşturan bir durumdur. Online işinizi kurduğunuz zaman; müşteri i...
Yıllık İzinlerin İşleri Aksatmaması için Yapmanız Gerekenler Yıllık izin zamanı ekibiniz yaz tatilindeyken işinizin aksamadan yürümesi için neler yapmalısınız? Bildiğiniz üzere yaza girmiş bulunuyoruz ve hepimiz şunun farkındayız; bütün bir yılın yorgunluğunu atabilmek için en güzel mevsimdeyiz. Ama ne yazık ...

OfisPaneli ile tüm hizmetlere en avantajlı koşullarla erişin,
boşa harcadığınız para ve zamanı, şirketinizi büyütmek için kullanın.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir