calisan

Bir gün, en iyi çalışanınız yanınıza geldi.

Başka bir şirketten gelen iş teklifini kabul etmeye karar verdim

– Aman tanrım.

Sert bir yumruk yemiş gibi oldunuz değil mi ?

Sonra da yaşadığınız şok yavaş yavaş yerini hayal kırıklığı, öfke ve biraz da korkuya bıraktı.

Öğle yemeğinde ben bu durumu düzeltirim diye düşünmeye başladınız. Ama aklınızda şu sorular var:

-Bu ekip için ne kadar önemli olduğunu bilmiyor musun ?

-Bunu bize nasıl yaparsın ?

Aslında sorulması gereken sorular bunlar değil. Hatta oldukça bencilce. Ama o anda kendinizi ihanete uğramış ve üzgün hissettiğiniz için söyledikleriniz normal sayılabilir.

20, 200 veya 1000 kişilik şirketlerde, bir çalışanın işten ayrılması şirket için ekstra zorlayıcı bir durum oluşturmayabilir. Özellikle şirket gerçekten yetenekli insanlardan oluşuyorsa.

Ama bir çalışan 4 kişilik bir şirketten ayrılıyorsa bu; toplam iş yükünün dörtte birinin gitmesi demektir.

Eğer büyük bir şirket çalışanlarının %25’ini bir günde kaybederse, o gün Wall Street Journal’a kapak olması hiç de sürpriz olmaz.

wallstreetjournal

Küçük girişimler için, ekipten birinin ayrılması oldukça doğal. Bize de oldu, size de olacak, tüm girişimler bir gün bunu yaşayacak.

Bu durumla başa çıkabilmeniz için bilmeniz gerekenler;

Durumu Kişisel Algılamayın, Gerçekten.

Bir şirket kurucusu olarak, en az 10 yılınızı, tutkulu olduğunuz bir şeyi, başarılı bir işe dönüştürmek için vermeyi göze alıyorsunuz.

Bu hedefe ulaşmak için bir çok fedakarlık yapmaya da hazırsınız.

Peki, şirket kurucusu olmayan herhangi birinden aynı şeyleri beklemenin ne kadar çılgınca olduğunun farkında mısınız ?

Tabii ki mümkün olan en iyi çalışanları ekibinizde istiyorsunuz.

Ama kaçırdığınız bir nokta var; iyi çalışanlar sadece sizin işinizde iyi değiller. Kendilerini geliştirme konusunda da çok iyiler.

Onlar, kendilerini sürekli geliştiriyorlar ve hayatlarını daha iyi yapabilmek için uğraşıyorlar.

Sizin de yapmanız gereken onların kendi hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmak. Ama şunu bilmenizde fayda var; hedeflerine ulaşma konusunda herkese yardımcı olamazsınız.

Tanıdığınız, görüştüğünüz bir çok insanın bir sonraki kariyer hedefinin ne olduğunu bilmiyorsunuz. Belki büyük bir firmanın üst düzey yöneticisi olmak istiyor belki de kendi işini kurma planı var.

Eğer en iyi çalışanları işe almak istiyorsanız, karşınızda hem yetenekli hem de hırslı insanlar görmeye hazır olun.

Bazen, sizin verdiğiniz görev tanımı onlara bir beden küçük gelebilir ve eğer onlar için bir sonraki görevi tanımlayamazsanız başkaları mutlaka tanımlayacaktır.

Ve ayrılık vaktinin geldiğini hissediyorsanız, bunu kabullenin ve onun için en iyisini dileyin.

Eminim ki bu tavsiyeyi tam olarak dikkate almayacaksınız, özellikle de çok önemli bir çalışanınız sizi bırakırsa. Duygular her zaman baskın gelecektir ama zamanla dersler çıkarmayı öğreneceksiniz.

Sizin Göreviniz Ekibinize Yaptığı İşi Sevdirebilmek

İyi çalışanların işten ayrılması kaçınılmazdır. Tüm şirketlerin başına gelebilir.

Çok sayıda girişimin kurucuları, ilk zamanlarında çalışanlarının yaptığı işi sevmesi için fazla çaba sarfetmezler.

Bir çok şirket ofisteki harika yemekler, langırt ve masa tenisinin yeterli olacağını düşünür ama bu durum, çalışanların yaptıkları işi özümseyip sevmesine katkıda bulunmuyor.

Çalışanlarınızı gerçekten anlamanın en iyi yolu; sormak, dinlemek ve duyduklarınıza göre hareket etmek.

Onlara zaman ayırın, kendi hayatları hakkında konuşun, hedeflerini ve yaşadığı zorlukları sorun ve dinleyin. Neyi başarmak istediklerini sorun, ama bir sonraki hafta için değil. 5 belki de 10 yıl sonrası için. İyi bir dinleyici olun ve her söylediklerini dinleyin. Sonrasında nasıl yardımcı olabileceğinizi düşünün.

Her insanın farklı hedefleri vardır, unutmayın.

Bazıları kendi işini kurmanın hayaliyle yanıp tutuşurken bazıları da sizin şirketinizde yükselip üst düzey bir yönetici olmak isteyebilir veya hayalindeki şirketin küçük bir parçası olmak.

Tüm bu hedefler mümkündür ve hiçbiri diğerinden daha iyi veya kötü değildir.

Önemli olan onların hedefini bilmek, çünkü siz onlara hedefleri doğrultusunda sorumluluklar ve görevler vermezseniz eninde sonunda mutsuz hissedip başka arayışlara yönelebilirler.

İşten Ayrılmalara Nasıl Engel Olabiliriz ?

Çok fazla efor sarfetseniz de, çalışanlarınız işten ayrılabilir.

1) Kimse Olmazsa Olmaz Değildir

Biraz mantığa aykırı geliyor olabilir. Sınırlı kaynağınız ve büyük hedeflerinizi düşünerek başkasının yapamayacağı işleri yapabilecek en iyi çalışanları işe almak istiyorsunuz değil mi ?

Tabii ki evet, ama yine de hiçbir çalışan elinde şirketin anahtarını tutmamalı. Eğer bir gün ayrılırsa dışarda kimse kalmamalı.

Bu konuda yapabileceğiniz küçük bir test var. Kendinize şunu sorun “Eğer Burak yarın işten ayrılırsa ne olur ?” Sorunın cevabını tüm çalışanlar için düşünün.

Eğer sadece tek bir kişinin nasıl yapılması gerektiğini bildiği görevler var ise, problem var demektir. Ama neyse ki çözümü de var.

2) Dokümantasyon!

Bir şirketin kuruluş zamanlarındaki ilk çalışanlar; şirket hakkında tüm bilgi birikimine sahip, tüm süreçlere hakim ve bu durumdan son derece mutlu ve heveslilerdir.

Fakat şirket büyüdükçe ve yeni çalışanlar ekibe dahil oldukça bu insanları bir araya getirebilmek zorlu bir süreç olacaktır.

Bu yüzden, işinizle ilgili en önemli bilgilerin ve süreçlerin 1-2 kişi tarafında dokümante edilmesi çok önemlidir. Çünkü ilerde bir gün başka birinin de aynı süreçlere hakim olması gerekebilir. Ve bu sadece işten ayrılmaların engellenmesinde değil şirketinizin büyümesi için de kritiktir.

3) Takımınızın Mutlu Olmasını Sağlayın

Hafife almayın, gerçekten önemli. Gerçekten kuvvetli bir şirket kültürü inşaa edebilirseniz sadece daha eğlenceli bir iş ortamı sağlamakla kalmaz, başarılı olma ihtimali çok daha yüksek, işten ayrılma oranının ise az olduğu bir şirket olursunuz.

Nerede Olursa Olsun Çalışanlarınızı Destekleyin

Çalışanlarınızı her koşulda desteklemek, başarılı bir yönetici olmak için olduğu kadar iyi bir insan olmak için de önemlidir.

Sizinle birlikte çalışıyorlar çünkü sizin onları tüm kariyer basamaklarında destekleyeceğinize güveniyorlar.

Sizin de bu güveni boşa çıkarmamanız gerekiyor. Şu anda sizin için çalışıp çalışmaması önemli değil.

Bir çalışan işten ayrılıyorsa merak etmeyin atlatırsınız. Şirketiniz de bunu atlatabilir.

Onun için gerçekten en iyisini dileyin.

Çünkü onu işe alırken de aynısını dilemiştiniz.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Hiç Sıkılmadan Çalışacağınız 10 Muhteşem Çalışma Alanı Görünce keşke burada çalışsam diyeceğiniz 10 güzel çalışma alanı; 1.Florenze Lopez’in Paris’teki ev-ofis alanı 2.Justine Hugh-Jones’un Ev-Ofisi 3.Marina Abramovic’in Ofisi 4.Home Designing'in İlham Verici Çalışma Alanı 5.Dara Kent-Cobb’u...
Banka Masraflarınızı Azaltmak için 4 İpucu Banka masrafları, banka dosya masrafları, eft ücreti, havale ücreti, dosya masrafı gibi giderlerinizi minimuma indirmek için uygulayabileceğiniz basit adımlar; 1.Bankanızın İnternet ve Mobil Uygulamalarını Kullanın, Banka Masrafları Düşsün Hesabını...
Kötü Bir Patron Olabileceğinizi Gösteren 4 Davranış İyi bir patron olmak gerçekten hiç kolay değildir ve bunun için sahip olunması gereken birçok özellik vardır. Bunun tersini düşünecek olursak, kötü patronları belli eden spesifik özellikler de yok değil. Eğer daha önce kötü bir lider ile çalıştıysan...
Yıllık İzinlerin İşleri Aksatmaması için Yapmanız Gerekenler Yıllık izin zamanı ekibiniz yaz tatilindeyken işinizin aksamadan yürümesi için neler yapmalısınız? Bildiğiniz üzere yaza girmiş bulunuyoruz ve hepimiz şunun farkındayız; bütün bir yılın yorgunluğunu atabilmek için en güzel mevsimdeyiz. Ama ne yazık ...
Şirket Kültürü Nedir, Ne Değildir ? Şirket kültürü ne demek? Bunu anlamak için dünyada şirket kültürü en güçlü olan şirketlerin neleri iyi yaptığını anlamak çok önemlidir. Aklınıza ilk olarak Apple ve Google geliyor değil mi ? Fakat biz bugün dünyanın önde gelen çevrimiçi pazarlama...

Şirketinizde ne kadar parayı
boşa harcadığınızı biliyor musunuz?

2 Yorum

  1. Metin

    Büyük işletmelerde çalışmış,en büyük kozu tecrübesi olan yaşlı bir ustamız bir imtihan sonucu çalışan bizlere net olarak söylediği ”büyük işletmeler deneyimsiz insanlarla verimlerini artırmışlardır.”dedi.Sebebide bizleri tabi tuttuğu kaynak imtihanında hiç bir deneyimi olmayan bir arkadaşımızın birinci olmasıydı.Nasıl olduğuna gelince,bilenlerin ya kulağı zayıftı,yada bildiklerine güvenerek ağırdan alıyorlardı.Birinci olan,deneyimsiz arkadaşın hem kulağı iyi idi,hemde söyleneni aynen uygulamasıydı.İstenileni,en fazla adette o teslim etmişti.(Bugunki,cnc makine ve otomatlara)örnek gösterebiliriz.Bende acizane olarak genç girişimci kardeşlerime çalışanları üzerinde sözlü baskı yapmamalarını,hatta belli bile etmemelerini,sadece işle disipline olmalarını sağlamak için önlerine sürekli iş koyabilmeleriyle başarılı olacaklarını,çalışanların çağdaş dünya gereklerinin gereği olan sosyal haklar atlanmadığı sürece mutlu olan çalışan işini terketmez diye düşünüyorum.

  2. Emre

    İşyerin de huzur varsa maaşı düşük olsada orada çalışır. İşyerin de huzur yoksa maaşı ne kadar yüksek olursa olsun o işyerin de durmaz. Her şey işverenin elindedir.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir